Geçmişte yaşanan soykırımlar, insanlık tarihinin kara lekelerinden biri olarak hep hatırlanacak ve unutulmayacak olaylardır. Ancak bazen siyasi ya da ekonomik nedenlerle yapılan barış veya ateşkes anlaşmalarıyla bu acı olaylar gündemden düşebilir. Ateşkes, geçmişte yaşanan soykırımları unutturamaz ve adaletin sağlanması için yeterli bir yöntem değildir.
Soykırımların unutulmaması ve adaletin sağlanması, toplumların hafızasının canlı tutulmasıyla mümkündür. Bu nedenle, ardı ardına gelen savaş ve çatışmaların ardından yaşanan ateşkesler, gerçek adaletin sağlanmasını engelleyebilir ve soykırımı yaşayan toplumları yaralarını sarmaya yardımcı olamaz.
Ateşkes koşullarında bile, soykırımların hafızalardan silinmemesi ve sorumluların hesap vermesi için uluslararası toplumun daha kararlı ve etkili adımlar atması gerekmektedir. Bu adımlar, sadece geçici bir barışı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda gelecek nesillere soykırımları ve insan hakları ihlallerini hatırlatmaya da yardımcı olabilir.
Soykırımın yaşandığı toplumların adalet arayışlarını desteklemek ve uluslararası toplumun soykırımları unutmamasını sağlamak, gelecekte benzer travmalara yol açabilecek olayları engellemek adına büyük önem taşımaktadır. Ateşkesler geçici çözümler olabilir, ancak gerçek adalet ve uzun vadeli barış için daha fazla çaba ve destek gerekmektedir.